Wednesday, September 8, 2010

Kadınlar Neden Makyaj Yapmayı Sever

Ekleyen: Sonbahar Eklenme Tarihi: Ağustos - 27 - 2010 Yorum Yap

Kadınların neden makyaj yapmayı sevdiklerini araştıran bilim adamları, yüzünü aynada makyajsız gören kadının, makyajdan sonra yüzünün başkalarına nasıl görüneceği öngörüsü ve iyimserliğiyle harekete geçtiğini belirlediler.

Daily Telegraph’ın haberine göre, bir Japon kozmetik firması için, beyin uzmanı Dr. Ken Mogi ve ekibi tarafından yapılan ve 2 yıl süren araştırmada, kadının yüzünü makyajlı ve makyajsız olarak nasıl algıladığıyla ilgili beyinde farklı faaliyetlerin bulunduğu belirlendi.

Beyin tarama cihazı kullanan bilim adamları, beynin kaudat çekirdeğindeki faaliyetleri incelediler. Tarama sonucunda, bir kadın kendini makyajsız gördüğü vakit başkalarının kendisini nasıl göreceğini öngördüğünü ve beynin “ödül sisteminin” herekete geçerek zevk hissi veren dopamin salgıladığını saptadılar.

Araştırmacılardan Keişi Saruwatari, “Daha önceki araştırmalardan biliyoruz ki, beynin bu bölümü herekete geçtiğinde belli faaliyetlerden zevk alırız. Bunu şöyle yorumluyoruz; bir kadın yüzüne baktığında makyaj yaptığı zaman nasıl görüneceğini tahayyül ediyor” dedi.

Saruwatari, “Burada beklenti, teşvik ve hevesin bir karışımı söz konusu. Makyaj kadınlarda, diğerleriyle ilişki kurulmasına ve zevk duyulmasına katkıda bulunuyor” diye ekledi.

Bilim adamları araştırmadan önce, kadınların makyajdan sonra pozitif hisler içine girdiklerini düşünüyorlardı.

Bunun kadınlar arasında yapılan bir araştırma olduğunu hatırlatan bilim adamları, bir erkek sabah traş olduğunda ve yüzüne traş kolonyası sürdüğünde de benzeri hisler içinde olabileceğini söylediler.

 

Çalışan Kadınlar ve Sorunları

Ekleyen: Sonbahar Eklenme Tarihi: Ağustos - 16 - 2010 Yorum Yap

 

 

  • Kadın olmanın zor olduğu ülkemizde
  • Çalışan kadın olmak çok daha zor
  • Evimin işleri aksamasın
  • Çocuklarım iyi yetişsin
  • Kocama iyi eş olayım
  • İşimde başarılı olayım derken
  • Tam anlamıyla tükenmekte
  • Kendisini mutsuz ve yalnız hissetmektedir
  • Çalışması gerektiğine kendisinin dışında kimse inanmamakta
  • Eşi iyi para kazanıyorsa otur evde ne ihtiyacımız var demekte
  • Çocukları anne seni görmüyoruz özlüyoruz diyerek vicdan sömürmekte
  • İş yerinde verimi düştüğünde bunu kimseye anlatamamakta
  • Kendisini hiç birşeye ve hiçbir kimseye yetişemeyen insan olarak görmektedir
  • Erkeklerin yaşadığı ve bir işi ancak çıkardığı günlük hayatta
  • O 3 karpuzu bir koltuğa sığdırmaya çalışmakta
  • Bunu başardığı zaman çok takdir görmemekte
  • Ama ne zorlukları olduğunu ancak kendisi bilmektedir
  • Hele hele iyi bir eğitim almış ve mesleğinde ilerleyebilecek bir insansa
  • O zaman sıkıntıları daha da çok artmakta yapabileceklerine yetişememe duygusu onu sabah akşam huzursuz etmekte
  • Sonuçta kendisine ayıracak zamanı kalmamaktadır
  • Ekonomik özgürlüğünün tadını çıkaracak fırsatı olmamakta
  • Çoğu zaman evin ortak bütçesine katkı derken kendisine harcayayamamakta
  • Harcasa bile vicdan azabı duymaktadır
  • Tabii ki çalışmanın kendisi bu kadar olumsuzluğa yol açmasa bile
  • Kendini aşmış bir insanın gururunu taşısa bile
  • Sonuçta yorulup yıpranmakta
  • Çalışma hayatı nedeniyle sosyal yaşamına zamanı kalmadığı için
  • Akşam eşiyle sohbet etmeyi özlemekte
  • Onun da yorgunluğu yada suskunluğu bir süre sonra
  • Bu arzusunu da yaşamasına engel olmakta
  • Kendisini çocuklarına adamakta ama bir süre sonra
  • Kendisine itiraf etmese bile bundan da sıkılmaktadır
  • Bu yüzden çalışan kadınların zorlukları
  • Belki kendilerinin fark ettiklerinden de çok olmakta
  • Bununla başetmeyi ve kendilerine zaman ayırmayı beceremedikleri takdirde
  • Giderek tükenmekte
  • Sinirli, öfkeli ve tahammülsüz hale gelmektedirler
  • Bunları engellemek için yapılması gereken en iyi şey
  • Biraz bencilce bulsalar bile kendilerine zaman ayırmaları
  • Saçını süpürge yapmaktan vazgeçmeleri
  • Her işe yetişeceğim diye koşturmamalarıdır
  • Ancak bunu yaptıkları yada yapabildikleri zaman
  • Yaşamdan zevk alabilecek
  • Kendilerini dolap beygirine benzetmeyeceklerdir
  • Mutlu çalışan kadınlar dileğiyle .

(Dr.R.Sabri Yurdakul)

Romatoid Artrit

Ekleyen: Sonbahar Eklenme Tarihi: Ağustos - 15 - 2010 Yorum Yap

Romatoid artrit kronik bir eklem hastalıktır. Eklemleri simetrik bir şekilde tutar. Zamanla eklemlere kalıcı hasarlar verir ve sakatlıklara yol açabilir.

Romatoid artrit kötü sonuçları olan ve hafife alınmaması gereken bir hastalıktır. Romatoid artritli kişilerin yaşam kaliteleri ciddi derecede düşer. En sık 35-50 yaşlarında, kadınlarda görülür.

Romatoid artrit en çok el bileği ve parmaklardaki küçük eklemleri simetrik bir tarzda tutar. Yani hem sağ hem sol el birlikte tutulurlar.

En sık tutulan eklemler “proksimal interfalangeal eklemler”dir. – bir odaya girmek üzere kapıyı çalarken kapıya vurduğumuz eklem- Romatoid artrit de öncelikle bu eklemle kapımızı çalar. Etkilenen eklemler şişer, ağrır ve kızarır. Zamanla eklemlerde harabiyet başlar. El bileğinin şekli bozulur. Eklemlerin hareket aralığı giderek kısalır ve geri dönüşü olmayan bir şekilde elin fonksiyonları bozulur. El bileği ve parmaklar eski hareketlerini yapamaz hâle gelirler.

Romatoid artritte omurgalar, diz, ayak bileği eklemleri de tutulur.

Sabah tutukluğu nedir?

Sabah kalkınca bir süre eklemlerde tutukluk hissedilmesi ve bir saat sonra açılmasıdır. Romatoid artritin en önemli bulgularından biridir. Sabah tutukluğu, mekanik kökenli değil iltihabi bir eklem hastalığının var olduğu anlamına gelir. Romatoid artrit iltihabi bir eklem hastalığıdır.

Nasıl teşhis edilir?

Romatoid artrit teşhisi için özel bir test yoktur. Klinik değerlendirilmeyle ve muayene bulgularıyla teşhis konulur. Ancak eşlik edebilecek diğer hastalıklar için tahlil gerekli olabilir.

Görüntüleme yöntemleriyle eklem hasarının derecesi belirlenebilir. Röntgen filmi ve MR istenebilir.

Hamilelik Ve Oruç

Ekleyen: Sonbahar Eklenme Tarihi: Ağustos - 12 - 2010 Yorum Yap


Ülkemizde ve İslam Dünyası için Ramazan ayı ayrı bir önem taşıyor. Orucun ruh ve beden üzerinde olumlu etkileri, vücut sağlığı bakımından faydalı sonuçları tıbben de kanıtlanmış bir gerçek. Oruç tutarken tüm vücut organları dinleniyor. İnsanın iradesine hakim olarak yaşaması da kendine olan öz güveni arttırıyor.
Oruç insanı sağlıklı yaparken yanlış beslenme alışkanlıkları sağlıklı insanların bile ciddi problemler yaşamasına yol açabiliyor. Maya Klinik Kadın Sağlığı Merkezi’nden Op.Dr. Murat Keskin hamilelikte oruç tutmak isteyen anne adaylarına oruçluyken alınan gıdaların anne ve bebeğin ihtiyaçlarını mutlaka karşılaması gerektiğini belirtiyor.

Hamileler Oruç Tutarken Hangi Sorunlar ile Karşılaşabilir?
Özellikle günlerin kısa olduğu sonbahar ve kış ayları hamileler için oruç tutabilecekleri en elverişli aylar. Yaz ayları özellikle oruç ve açlık süresinin daha uzun olması nedeniyle aşırı sıvı kaybının yaratacağı sorunlar daha sıklıkla görülebiliyor.

Op.Dr. Murat Keskin ; oruç tutan hamilelerde meydana gelebilecek başlıca sorunlar dehidratasyon olarak adlandırılan vücudun aşırı sıvı kaybı, aşırı kan şekeri düşmesi ve uzun süren açlığa bağlı yağ dokularının yıkılması ile meydana gelen ketosis durumu olduğunu belirtiyor.

Op.Dr. Murat Keskin “ Oruç tutan anne adaylarında özellikle 5 aydan sonra bebeğin büyümesi ile kalori ihtiyacı ve anneden bebeğe geçen şeker miktarı artar. Eğer bebeğe geçen bu madde (şeker) yerine konamazsa o zaman anne adayında ani şeker düşmesi yani hipoglisemi meydana gelebilir. Bu durum anne adayında -en azından şekerli bir sıvı içirilmezse- olumsuz sonuçlar doğurabilir. Annedeki kan şekeri düşmesi bebeğin de sıkıntıya girmesine neden olabilir.
Oruç gibi uzun süre aç kalmak var olan yağ depolarındaki yağların yıkılmasına ve keton denen artık maddelerin kana karışmasına neden olur. Ketonlar rahatlıkla plasentayı geçerek bebeğe ulaşır. Anne adayı uygun beslenme şartlarını yerine getirmezse sürekli ketonların kanda olması bebeğin başta beyin olmak üzere birçok sistemi olumsuz etkiler. “ diyerek deneyimlerini aktarıyor.

Anne adaylarının özellikle alması gereken gıdalar:
Demir
Özellikle C vitamini içeren gıdalarla alınırsa emilimi artar. Demirden zengin gıdalar;

· Karaciğer, kırmızı et ve hindi eti
· Kuru baklagiller, lifli yeşil sebzeler, kuru üzüm, erik ve kayısı
· Fındık ve badem

Folik asitden zengin besinler
Ispanak, pancar, şalgam, böbrek ve karaciğer, kırmızı et, beyaz unlu ürünler ve yumurta

Kalsiyum
Kalsiyumdan zengin besinler – süt, yoğurt, peynir, balık ve kemikleri, brokoli, baklagiller, tahin, badem ve tahıllar. Ramazan ayında oruç tutmak isteyen anne adaylarının hamileliklerini takip eden doktorları ile bu durumu görüşmeli ve mutlaka fikirlerini almaları gerekiyor.

Zengin kadın fakire göre uzun yaşıyor

Ekleyen: FederaL Eklenme Tarihi: Ağustos - 8 - 2010 Yorum Yap

Almanya’da yapılan bir araştırma zengin kadınların fakir kadınlara göre daha uzun yaşadığını ortaya koydu.

Alman Ekonomik  Araştırmalar Enstitüsü (DIW) tarafından bugün sonuçları açıklanan araştırmaya göre, gelir düzeyi yüksek kadınların  ömrü fakir kadınlara göre daha uzun oluyor.

Araştırmayı yapan Friedrich Breyer, gelir düzeyi yüksek kadınların, daha iyi bir eğitim ile birlikte daha yüksek bir sağlık bilincine de sahip olduğunun tahmin edildiğini belirterek, zengin kadınların fakir kadınlara göre ortalama 3 yıl daha fazla yaşadığını söyledi.

Kadınlar da Saç Dökülmesi Ve Nedenleri

Ekleyen: Sonbahar Eklenme Tarihi: Ağustos - 6 - 2010 Yorum Yap

Genetik özellikler, bilinçsiz kozmetik kullanımı, yanlış saç bakım yöntemleri, stres, mevsimsel dökülmeler gibi sebeplerden dolayı saç köklerinde meydana gelen tahribatlar saç tellerinde incelmeye, saçların dökülmesine neden olur. Amerikan Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Dr. Bilgehan Yılmaz, saç dökülmesinin sadece dökülmeye sebep olan etkeni bilip ona karşı bir önlem aldığında durdurulabileceğini belirtiyor.

1- Saç dökülmesinin bir çok nedeni olabilir. Demir eksikliği ve buna bağlı kansızlık veya başka sebeplerle kansızlık (anemi), tiroit hastalıkları, yumurtalıklara bağlı hormonel düzensizlikler gibi sebepler genel olarak daha sıktır. Fakat kronik stres faktörleri ve ailevi yatkınlık da saç dökülmesinde önemli faktörlerdir.

2- Kadınlarda da erkeklerde olduğu gibi kalıtımın etkisi vardır fakat erkeklerde görülen sıklıkta ortaya çıkmaz. Kalıtsal faktörlerin etkisi ile ortaya çıkar ve “kadında erkek tipi saç dökülmesi” olarak türkçeleştirebileceğimiz tabloda saçlar zaman içinde giderek incelir, tüysüzleşir ve bu incelme ile giderek alına yakın tepe bölgesinde seyrelme başlar. Çok ileri vardığı durumlarda kadında da tepede erkekteki gibi kellik tablosu ortaya çıkabilir.

3- Her gün belli miktarda saç kaybederiz. Bunlar doğal yaşam sürelerini tamamlamış ve dökülmeleri gereken saçlardır. Yerlerine yenileri çıkar. Çeşitli kaynaklara göre değişkenlik gösterse de günde 100 adete kadar saç kaybı normal kabul edilir.

4- Fön, perma, boya gibi işlemlerde saçlar kopup, kırılabilir. Zamanla cansız, kuru ve mat görünmeye başlayabilirler. Buna rağmen saç kökleri zarar görmez. Biz gene de doğru ve kaliteli ürünler kullanmaya özen göstermeliyiz.

5- Saçlarımızın sağlığı tüm bedenimizin sağlığı ve yaşamımızdaki psikolojik faktörlerle de ilgilidir. Sağlıklı ve huzurlu bir yaşam için gayret göstererek saçlarımıza yardımcı olabiliriz. Ne yaparsak yapalım değiştiremeyeceğimiz kalıtsal faktörlere gelince, eğer bunlarla ilgili bir saç problemi yaşıyorsak mutlaka bir dermatoloğa görünmeliyiz.

6- Beslenme tüm vücut sağlığımız için olduğu gibi saçlarımız için de önem taşır. Beslenmenin dengeli olması çok önemlidir. Kilo verme veya ince kalma kaygısı ile yapılan diyetler bazen saçlarımıza zarar verebilmektedir. Hatta bazı kadınlardaki sürekli saç dökülmesinin sebebi dengesiz beslenmeleridir. Hiç yağ yememek, çok düşük kalorili rejimler yapmak ya da proteinden fakir beslenmek sonucunda saç dökülmesi kaçınılmazdır.

7- Saç dökülmesini, sadece dökülmeye sebep olan etkeni bilip ona karşı bir önlem aldığınızda durdurabilirsiniz. Örneğin demir eksikliğine bağlı bir kansızlıktan dolayı saç dökülmesi problemi yaşıyorsanız, saçınıza herhangi bir yağ ya da başka bir ürün sürerek bu problemi çözemezsiniz, demir almanız, eksik demir depolarınızı doldurmanız gerekmektedir. Kısmen eczanelerde de satılan bu tür bakım amaçlı ürünler saçlarınızın daha parlak ve bazen de daha hacimli görünmesini sağlayabilir ancak eğer gerçek bir saç dökülmesi probleminiz varsa bunu engelleyemezler. En başta da söylediğim gibi önce bir uzman durumu değerlendirmeli, gerekli görürse tetkikler istemeli ve sonrasında tedaviyi sürdürmelidir.

8- Çoğu kadını sadece estetik bir kaygıya yönelten saç dökülmesinin arkasında bazen bir hastalık gizlenebildiğini unutmamalıyız. Saçlarımızın olağandışı bir şekilde döküldüğünü düşünüyorsak etraftan duyduğumuz tavsiyelere kulak asmamalı ve önce bir uzmanla görüşmeliyiz.

Meyve Kürü

Ekleyen: Sonbahar Eklenme Tarihi: Ağustos - 6 - 2010 Yorum Yap

Bilim adamları, güneş ışınlarından meydana gelen cilt kırışıklıklarının yiyeceklerle de ilgisi olduğunu saptadı. Araştırmacılar, sebze, baklagiller, zeytinyağı ve bazı meyvelerin, güneş ışınlarının olumsuz etkisine karşı cildi koruduğunu belirledi. Cildi güneş ışınlarının etkisinden koruyan diğer anti-kanserojen besinler ise balık, erik, elma ve çay olarak sıralanıyor. Öte yandan ciltte kırışıklıkların, et, sütlü besinler, şeker, tereyağı ve margarin tüketenlerde daha fazla meydana geldiği gözlendi.

Polen Balı tümör oluşumunu engelliyor
Polen Arıların  çeşitli Bitkilerden toplayarak depoladıkları zengin bir gıda, proPolis  arıların, Ağaçların  kabuk ve tomurcuklarından topladığı bir reçinedir. Prof. Dr. Orhan Değer, polen ve propolisin kolesterolü düşürerek kalp-damar hastalıklarının tedavisinde, bazı tümörlerin oluşumunun önlenmesinde etkili olduğunu belirtiyor. Yetişkinlerin Günde  7-8 tatlı kaşığı, çocukların ise bunun 1/3′ü kadar polen yemesi öneriliyor.

Göz Makyajı Ve Bakımı

Ekleyen: Sonbahar Eklenme Tarihi: Ağustos - 4 - 2010 Yorum Yap

Göz Bakımı
Kadınların çoğu cilt bakımına verdiği önemi göz kapaklarının bakımına vermezler. Oysa kırışmış, tazeliğini yitirmiş bir göz kapağı yaşınız genç olsa bile sizi olduğunuzdan çok daha yaşlı gösterir.

Göz kapağının cildi çok daha incedir. Bu yüzden göz kapağınızın temizliğinde yağlı krem kullanmak yerine tonik kullanın ve daha sonra gül suyuna batırılmış pamukla gözlerinize 10 dakika kompres yapın. Makyajınızı yaparken de temizlerken de gözlerinizi yıpratmayın.

Göz Çevresi Kırışıkları İçin
Bir kaşık yaş maya, 1 çay kaşığı süt, 1 çay kaşığı elma suyu ve 1 çay kaşığı balı iyice karıştırıp göz çevrenize parmak uçlarınızla yedirerek yayın. 20 dakika bekledikten sonra cildinizi ılık suyla yıkayın. (Haftada bir kez uygulayabilirsiniz)

Göz Banyosu
Ihlamur Banyosu: Gözlerinizi kapatacak kadar temiz bir bez veya tülbenti sıcak ıhlamur suyunda bir süre bekletip sıkın ve gözlerinizin üstüne koyup loş ışıklı bir odada sırtüstü uzanın. Soğuyuncaya kadar gözlerinizin üstünde bekletin. Daha sonra yumuşak bir havlu ile silin.

Gölge Banyosu: Ellerinizi birbirine sürterek iyice ısıtın. Gözlerinizi kapayın ve ellerinizi gözlerinizin üzerine koyup 30 saniye bekleyin. Daha sonra ellerinizi gözlerinizden çekin. Gözlerinizi açmadan 30 saniye daha bekleyip gözlerinizi açın bu hareketi 5 kez tekrarlayın.

Göz Makyajı
Renk Seçimi
Geceleri yapacağınız makyajda koyu ren eyeliner kullanın. Rimel seçiminde bilinenin aksine siyah yerine kahverengi tonları tercih edin çünkü kirpiklerinize sürdüğünüz kahverengi tonlardaki rimel kirpiklerinizi daha doğal gösterecektir.

Göz makyajınızı yaparken öncelikle saç ve ten renginize, kıyafetinize uygun olmasına dikkat etmelisiniz. Açık tenli, sarışınsanız veya kızılsanız hemen hemen her renk far kullanabilirsiniz. Esmerseniz, ve gözleriniz koyu renkse ilk önce kıyafetinizin rengine uygun tonlarda farları tercih etmelisiniz. Fakat esmerlere koyu renk farlar da yakışacaktır

Gözlerinize sürdüğünüz göz kaleminin daha doğal görünmesini istiyorsanız göz kaleminizi üst göz kapağınızın iç kısmına koyu bir şekilde sürüp gözlerinizi kapatıp açarak alt kirpiklerinizin diplerine bulaşmasını sağlayın.

Farınızı ilk olarak kirpik diplerine sürün ve daha sonra göz kapağınıza yayın.

Eğer kaşlarınıza doğru gölge vermek istiyorsanız göz kapağınıza sürdüğünüz farın bir ton koyusunu tercih edin ve aradaki renk geçişini yumuşatmak için iki rengi düzgün bir şekilde birbirine yedirin.

Lens kullanıyorsanız kesinlikle krem farları tercih edin ve eyelinerınızı göz kapağınızın üstüne kirpik diplerinden başlayarak tek hat şeklinde sürün.

Bakışlarınızın daha çok ön plana çıkmasını istiyorsanız yalnızca üst kirpiklerinize rimel sürün ve dudaklarınız için açık renk bir ruj kullanın.

Lens kullanıyorsanız kesinlikle krem farları tercih edin ve eyelinerınızı göz kapağınızın üstüne kirpik diplerinden başlayarak tek hat şeklinde sürün.

Gözlerinizin daha iri ve parlak görünmesini istiyorsanız kirpiklerinize siyah rimel sürdükten sonra üstüne bir kat lacivert rimel sürün.

Gözlerinize sürdüğünüz göz kaleminin daha doğal görünmesini istiyorsanız göz kaleminizi göz kapağınızın iç kısmına koyu bir şekilde sürüp gözlerinizi kapatıp açarak alt kirpiklerinizin diplerine bulaşmasını sağlayın.


Hamile Bayanlar Sıcaklara Dikkat!

Ekleyen: Sonbahar Eklenme Tarihi: Ağustos - 3 - 2010 Yorum Yap

Uzmanlar hamilelerin sıvı tüketimi konusunda duyarlı olmaları gerektiğini söylüyor.

Uzmanlar, özellikle doğumun yaklaştığı süreçte hamilelerin sıvı tüketimi konusunda duyarlı olmaları gerektiğini söylüyor.

Yaşanan su kaybının rahmin kasılmasını artırdığı ve erken doğumu tetiklediğini belirten uzmanlar, özellikle doğumun yaklaştığı süreçte hamilelerin sıvı tüketimi konusunda duyarlı olmaları gerektiğini söylüyor.
Anne adaylarının, yaz aylarında sıcak havadan kaynaklanan su kaybı konusunda dikkatli davranmaları gerektiğini kaydeden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Ayşe Seyhan, terleme yoluyla vücuttan atılan sıvının yeterince karşılanmaması durumunda erken doğum riskinin arttığını söyledi. Dr. Seyhan, havaların ısınmasıyla vücudun ter atma refleksinin arttığını ve bunun da özellikle anne adayları için sakınca oluşturabileceğini belirtti. Yaz aylarında 32 haftadan önce doğum vakalarında artış gözlendiğine dikkat çeken Seyhan; “Terleme yoluyla aşırı su kaybı yaşayananne adaylarında, sıvı eksikliği karşılanmayınca erken doğum riski artıyor. Sıcaklık artışı ve değişiminin ayrıca kadın için stres kaynağı olduğunu ve bunun da su kaybını artırabileceğini unutmamız lazım. Özellikle doğumun yaklaştığı süreçte sıvı tüketimi konusunda duyarlı olunması gerekiyor” dedi.

Terlemeye neden olacak hareketlerden kaçınılmasını isteyen Op. Dr. Eyşa Seyhan, özellikle öğle saatlerinde, yani güneş ışınlarının dik düştüğü dönemlerde dışarı çıkılmaması konusunda duyarlı davranılması konusunda hamileleri uyardı. Yaşanan su kaybının rahmin kasılmasını artırdığını ve erken doğumu tetiklediğini vurgulayan Seyhan, anne adaylarına şu tavsiyelerde bulundu: “Anne adayları, özellikle son dönemlerde kadın doğum uzmanlarına düzenli olarak gitmeliler ve bebeğin gelişiminin nasıl olduğunu kontrol altında tutmalılar. İlk 7 ayda 30 günde bir olan bu sayı, 8′inci ayda 15 günde bir, 9′uncu ayda ise 7 günde bire düşürülmelidir. Sağlıklı bir doğum için kontrollerini düzenli yaptıran kadınlar, yaz aylarında ne kadar su kaybettiklerini ve vücudun ihtiyacının karşılanması için neler yapması gerektiğini öğrenerek, önlemlerini almalıdırlar.


Kadınların Hayallerindeki Yaşam,nedir

Ekleyen: FederaL Eklenme Tarihi: Ağustos - 1 - 2010 2 COMMENTS

Bir milyon dolarlık soru, kadınlar gerçekten ne ister? Psikolog Paco Underhill, yeni kitabında bu konuyu ele almış ve kadınların isteklerini sıralamaya çalışmış.

1. Kilo aldırmayan ama kendini mutlu hissettirecek abur cuburlar.

2. Yemeklerin özellikle kilo aldırmayanların her zaman hazır olması.

3. Pişirmeden doğrudan tüketilebilecek, şişmanlatmayan yemekler.

4. ‘Cüzdanım/gözlüklerim/arabamın anahtarı nerede?’ diye sormaya gerek kalmadan birinin bunları vermesi.

5. Tatiller kadınlara romantik aşk kitapları okuma fırsatı verir. Tatilde kitap okurken etrafta sık sık ‘anne can simidim nerede’ diye soran birinin olmaması.

6. Temiz yatak, ütülenmiş çarşaflar, kabartılmış yastıklar ve düzenlenmiş kıyafetler.. Bunları yapacak gizli bir yardımcı. Tüm bunları fark edecek ve övgüler yağdıracak tutkulu bir erkek. Bu yatağın eğlenceli zaman geçirecekleri ilk yer olması.

7. Bacakları uzun ve vücudu sıkı gösteren, karını düzleştiren, göğüsleri diri gösterecek bir bikini.

8. Düşünce okuyan ve kötü anıları silen bir alet. Bir sorunu konuşurken bir erkeğin savunma yapmasını önleyecek bir sistem.

9. Sadece kadınlar modunda olduğunda ara sıra laf atılması.

10. Uzun ve sıcak bir banyo ve özel bir tuvalet. 35 yaşından sonra saçların beyazlamaması ve canlılığını koruması.

Parmaklarını oynatmayı başardı

Geçtiğimiz hafta 18 saat süren bir ameliyatla her iki eline de el nakli yapılan hasta, parmaklarını oynatabiliyor. ABD’de Oklahoma’da yaşayan [...]

Rekor Ona Geçti

Kolombiya’nın başkenti Bogota’nın varoşlarında yaşayan Edward Nino Hernandez (24), Çinli He Pingping’in ölümünün ardından Guinness tarafından dünyanın en kısa insanı [...]

Esin’i Öldüren Estetik

17 yaşındaki Esin Sağlam, burun ameliyatı olmak için bıçak altına yattı. Ameliyat sonrası durumu ağırlaşan genç kız, 6 gün sonra [...]

Bebeğin Babası Enişte !

Baldızının doğurduğu bebeği “sokakta bulduk” diye polise getiren marangoz, DNA testiyle baba olduğu kanıtlanınca suçu itiraf etmek zorunda kaldı. Baldızın [...]

  • FederaL
    :KaramboL Paylasim icin Tskler DAim Aramıza Hos geLdin… :)
  • Sonbahar
    :Tinercinin isyanını duysalar Orhan Pamuk’un Referandum rengini herkes unutur… Ne denir ki o...
  • Sonbahar
    :Yakında bu kurabiyeler oruç bozmaz da derler:)))
  • eksy
    :vay canına :)
  • admin
    :Sırtımızı diğer dünya ülkelerine verdiğimiz zaman dünyanın en ileri ülkesiyiz ;) Bence bu ülkede katıksız bir...

Etiket

Populer