Wednesday, September 8, 2010

Yeşil çayın faydaları !

Ekleyen: KaramboL Eklenme Tarihi: Eylül - 7 - 2010 Yorum Yap

Yeşil çay ve faydaları hakkında eğer hala şüphe duyan ve içmeye henüz başlamamış olanlar varsa, bir kere daha yeşil çayın faydalarını hatırlatmak fayda var
 

Günde bir fincan içtiğiniz yeşil çayın sadece vücudun hastalıklara karşı savaşma konusunda bağışıklık sisteminize yardım ettiğini düşünüyorsanız, sizin için daha da güzel haberlerimiz var!

1. Kanser Riskini Düşürür: Bir antioksidan çeşidi olan polifenoller yeşil çay içinde bolca bulunur. Bu antioksidan çeşidi, kanser hücrelerinin vücudunuzda barınmasını zorlaştırır, kan damarlarındaki akışkanlığı güçlendirir. Yapılan birçok çalışma ışığında şunu biliyoruz ki, yeşil çay içmek, meme, kolon, mide, ve prostat kanserleri riskini azaltmaktadır.

2. Cildi Pürüzlerden Kurtarır: Bir sıyrık, ısırık veya ufak bir cilt yaranız varsa, size çok ilginç bir yöntem söyleyebiliriz. Yeşil çay yapraklarını, demleme sonrası atmayın. Islanmış yeşil çay yapraklarına pamuk ile bastırın, daha sonra bunu cildinize sürün. Çay, doğal bir antiseptik görevi görür ve ciltte bölgesel kaşınmayı önlemede yardımcı olur. yesil-cay-icmenin-6-mucize-faydasi Güneş yanıkları veya akşamdan kalma gözaltı morlukları için de aynı yöntemi deneyebilirsiniz. Yeşil çay aynı zamanda güneşten kaynaklanan cilt kanserini önlemede yardımcı maddeler içerir. Güneşe çıkmadan önce pamukla ıslatılmış yeşil çay özütlerinden cildinize sürebilirsiniz.

Yeşil Çay: Güçlü Doğal Antioksidan Koruyucu

Solgar Green Tea Leaf Extract (Yeşil Çay: Güçlü Doğal Antioksidan Koruyucu) Detay Bilgisi Güçlü antioksidan maddeleri içeren Yeşil Çay ekstresidir. Vücutta oluşan serbest radikalleri temizler. Çeşitli kanser türlerine karşı koruma sağlar. Kalp hastalıklarına karşı koruma sağlar. ağız ve diş sağlığına destektir. Hamilelikte kullanım günde 1 kapsül ile sınırlandırılmalıdır.

YEŞİL ÇAY ÖZÜ FİYATI NE KADAR? TIKLAYIN!

3. Kan Basıncınızı Düzenler: sağlıklı bir kan basıncı oranına sahip olmanın önemini biliyorsunuz. Günde sadece yarım fincan yeşil çay içenlerin, içmeyenlere oranla %50 daha az hipertansiyon riskleri bulunuyor.Polifenollere geri dönüyoruz, yeşil çay içerisinde bulunan bu antioksidanlar, yüksek kan basıncını önler ve kan damarlarının büzüşüp daralmasını engellerler.

4. Hafızanızı canlı tutar: Yeşil çayın hafızayı diri tuttuğunu biliyor muydunuz? Yetişkinler üzerinde yapılan bir araştırmada, günde en az 2 fincan yeşil çay içenlerin, içmeyenlere oranla daha az zihinsel gerileme ve idrak kabiliyeti sorunları yaşadığı gözlemlenmiştir. Bunun nedeni, yeşil çayın içinde bulunan antioksidanların, vücudumuzdaki serbest radikaller ile savaşması ve böylece beynimizdeki sinirlere ekstra bir koruma sağlamasıdır. Hem lezzetli, hem de sizi Alzheimer ve Parkinson hastalıklarından koruyan bu sihirli içeceği reddetmeyin.

5. Genç Kalın: Daha genç ve daha sağlıklı arterlere sahip olmak, sizin de daha sağlıklı ve genç bir vücuda sahip olmanız demektir. Kan damarlarında oluşacak sorunlar, kalp krizi ve felç riskinizi artıracak serbest radikallerin çoğalması ile enerjiniz tükenir ve Gerçek Yaşınız yukarıya fırlar.

Ne kadar yeşil çay gerekiyor?

Günlük 1-2 fincan içeceğiniz yeşil çay sayesinde bozulan arterlerden, tıkanmaktan dolayı oluşan kolesterole kadar tüm sorunların oluşmasını engelleyebilir.

6. Kilo Verdirir: Evet şaşırmayın. Son önerimiz belki de bu aralar en çok kafanıza takılan sağlık sorunlarından biri! Yeşil çay içeriğindeki maddeler sayesinde kan akışınız hızlanır, kalori yakma işlemleri vücudunuzda daha çok yer bulur, ve her bir yudum bu işlemleri hızlandırır. Bu sihirli içeceği hayatınıza sokun, farkı göreceksiniz!

Günde bir fincan içtiğiniz yeşil çayın sadece vücudun hastalıklara karşı savaşma konusunda bağışıklık sisteminize yardım ettiğini düşünüyorsanız, sizin için daha da güzel haberlerimiz var!

1. Kanser Riskini Düşürür: Bir antioksidan çeşidi olan polifenoller yeşil çay içinde bolca bulunur. Bu antioksidan çeşidi, kanser hücrelerinin vücudunuzda barınmasını zorlaştırır, kan damarlarındaki akışkanlığı güçlendirir. Yapılan birçok çalışma ışığında şunu biliyoruz ki, yeşil çay içmek, meme, kolon, mide, ve prostat kanserleri riskini azaltmaktadır.

2. Cildi Pürüzlerden Kurtarır: Bir sıyrık, ısırık veya ufak bir cilt yaranız varsa, size çok ilginç bir yöntem söyleyebiliriz. Yeşil çay yapraklarını, demleme sonrası atmayın. Islanmış yeşil çay yapraklarına pamuk ile bastırın, daha sonra bunu cildinize sürün. Çay, doğal bir antiseptik görevi görür ve ciltte bölgesel kaşınmayı önlemede yardımcı olur. yesil-cay-icmenin-6-mucize-faydasi Güneş yanıkları veya akşamdan kalma gözaltı morlukları için de aynı yöntemi deneyebilirsiniz. Yeşil çay aynı zamanda güneşten kaynaklanan cilt kanserini önlemede yardımcı maddeler içerir. Güneşe çıkmadan önce pamukla ıslatılmış yeşil çay özütlerinden cildinize sürebilirsiniz.

Yeşil Çay: Güçlü Doğal Antioksidan Koruyucu

Solgar Green Tea Leaf Extract (Yeşil Çay: Güçlü Doğal Antioksidan Koruyucu) Detay Bilgisi Güçlü antioksidan maddeleri içeren Yeşil Çay ekstresidir. Vücutta oluşan serbest radikalleri temizler. Çeşitli kanser türlerine karşı koruma sağlar. Kalp hastalıklarına karşı koruma sağlar. ağız ve diş sağlığına destektir. Hamilelikte kullanım günde 1 kapsül ile sınırlandırılmalıdır.

YEŞİL ÇAY ÖZÜ FİYATI NE KADAR? TIKLAYIN!

3. Kan Basıncınızı Düzenler: sağlıklı bir kan basıncı oranına sahip olmanın önemini biliyorsunuz. Günde sadece yarım fincan yeşil çay içenlerin, içmeyenlere oranla %50 daha az hipertansiyon riskleri bulunuyor.Polifenollere geri dönüyoruz, yeşil çay içerisinde bulunan bu antioksidanlar, yüksek kan basıncını önler ve kan damarlarının büzüşüp daralmasını engellerler.

4. Hafızanızı canlı tutar: Yeşil çayın hafızayı diri tuttuğunu biliyor muydunuz? Yetişkinler üzerinde yapılan bir araştırmada, günde en az 2 fincan yeşil çay içenlerin, içmeyenlere oranla daha az zihinsel gerileme ve idrak kabiliyeti sorunları yaşadığı gözlemlenmiştir. Bunun nedeni, yeşil çayın içinde bulunan antioksidanların, vücudumuzdaki serbest radikaller ile savaşması ve böylece beynimizdeki sinirlere ekstra bir koruma sağlamasıdır. Hem lezzetli, hem de sizi Alzheimer ve Parkinson hastalıklarından koruyan bu sihirli içeceği reddetmeyin.

5. Genç Kalın: Daha genç ve daha sağlıklı arterlere sahip olmak, sizin de daha sağlıklı ve genç bir vücuda sahip olmanız demektir. Kan damarlarında oluşacak sorunlar, kalp krizi ve felç riskinizi artıracak serbest radikallerin çoğalması ile enerjiniz tükenir ve Gerçek Yaşınız yukarıya fırlar.

Ne kadar yeşil çay gerekiyor?

Günlük 1-2 fincan içeceğiniz yeşil çay sayesinde bozulan arterlerden, tıkanmaktan dolayı oluşan kolesterole kadar tüm sorunların oluşmasını engelleyebilir.

6. Kilo Verdirir: Evet şaşırmayın. Son önerimiz belki de bu aralar en çok kafanıza takılan sağlık sorunlarından biri! Yeşil çay içeriğindeki maddeler sayesinde kan akışınız hızlanır, kalori yakma işlemleri vücudunuzda daha çok yer bulur, ve her bir yudum bu işlemleri hızlandırır. Bu sihirli içeceği hayatınıza sokun, farkı göreceksiniz!

Bayram da Beslenmeye Dikkat

Ekleyen: SyOnix Eklenme Tarihi: Eylül - 6 - 2010 Yorum Yap

Uzmanlar, ramazan ayındaki beslenme alışkanlıklarının bayramla birlikte aniden değiştirilmemesi konusunda uyardı.

Trakya Üniversitesi (TÜ) Tıp Fakültesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Zuhal Yargıtay, TÜ Tıp Fakültesi Başhekimlik Salonu’nda düzenlenen basın toplantısında yaptığı diyalogta ramazan ayındaki beslenme alışkanlıklarının bayramla birlikte aniden değiştirilmemesi gerektiğine dikkati çekerek, ramazan sonrası aşırı yemek yemenin veya fazla tatlı tüketiminin sağlık açısından bazı problemleri de beraberinde getireceği uyarısında bulundu.

Tükürük depresyonun da ilacı

Ekleyen: FederaL Eklenme Tarihi: Eylül - 3 - 2010 Yorum Yap

insan ve fare tükürüğünde doğal olarak bulunan, morfin kadar etkili ağrı kesici özelliğe sahip ”opiorfin” adlı molekülün depresyona karşı da etkili olabileceği ortaya kondu.

“Journal of Physiology and Pharmacology” adlı dergide iki makale yayımlanan bilim adamları, opiorfinin morfin kadar etkili olmasının yanı sıra, yan etkilerinin çok daha az olduğunu belirtti.

Bu molekül ışığında birbirine genellikle bağlı olan acı ve depresyonu aynı anda giderebilecek bir ilaç geliştirmeyi uman bilim adamları, yine de bu molekülle ilgili daha fazla araştırma yapılması gerektiğini belirtti.

Fareler üzerinde yapılan deneyde, 1 miligram opiorfinin uyuşturucu etkisinin, kilogram başına 3 ila 6 milligramlık morfine eşit olduğu belirlenmişti.

Kaliteli yaşamın dört kuralı…

Ekleyen: KaramboL Eklenme Tarihi: Eylül - 2 - 2010 Yorum Yap

Dengeli ve yeterli beslenmeden kastınız nedir?

Doğanın bize sunduğu her şeyi yiyeceğiz. İster kilo denetiminde olsun, ister kaliteli yaşamda olsun “asla şunlar olmayacak, bunlar olmayacak” gibi yanlışlıklar yapmayacağız. Üç ana öğünü asla atlamayacağız. Ne kadar sık yersek, ne kadar şeker düşmesini engelleyebilirsek o kadar iyi. Organizmamız, genetik şifremiz buna göre ayarlanmış. Kimse bunu değiştirme lüksüne sahip değil. Yedikten 2.5 saat sonra vücudun ihtiyacı olan doğru besini içeri sokmadıysak, şeker düşmesinden kaynaklanacak kilo artışı ve sağlık bozukluklarına karşı kapımızı ardına kadar açmış oluruz. Burada önemli olan daha az yağlı ürünleri tercih etmemiz. Doymuş veya doymamış yağlar var. Gözümüzle görmediğimiz yağlar var. En azından gözümüzle gördüğümüz yağları doğru tercih yapabilirsek, sınırı istediğimiz oranlarda koyabilirsek idealini bulmuş oluruz. İkinci olay glisemi oranı düşük yiyecekleri, yani karbonhidratları ön plana çıkarmamız gerekir. Glisemik şekeri düşük karbonhidratlar var. Bir de şekeri az olan karbonhidratlar var. 19’ncu yüzyıla baktığımız zaman pirincin kabuğu çıkarılmamıştı ve beyazlatılmamıştı. Un beyazlatılmamıştı. 20’nci yüzyıla geldiğimiz zaman pirincin kabuğunu çıkardık, unu beyazlattık. Doğasını bozduk. 20’nci yüzyılın sonralarına geldiğimiz zaman obezite çığ gibi büyüdüğünde “biz niye böyle yaptık” diye hayıflanmaya başladık. Besin öğelerinin doğallığını asla bozmamız gerekir. Şimdilerde yeniden kepekli pirinç, esmer undan yapılmış ürünlere dönüş yaptık. 21’nci yüzyılda en büyük tehlike şeker. Şeker 19’ncu yüzyılda sadece pancardan elde ediliyordu. Fazla üretilmediği için ekonomik olarak iyi düzeydeki aileler tarafından tüketiliyordu. Şeker ne zaman kamıştan elde edilmeye başladı, ucuzladı, her eve girdi, şekerden kaynaklanan şişmanlık ve hastalıklar bizleri tehdit etmeye başladı.

Bir yalan daha ortaya çıktı!..

Ekleyen: aLoNe Eklenme Tarihi: Eylül - 1 - 2010 Yorum Yap

12-16 yaş grubu gençler üzerinde ortaklaşa gerçekleştirdikleri araştırma sonucuna göre sigara, gençlerde stresi kesmediği gibi artmasına da neden oluyor.

Kanada’nın Toronto ve Montreal üniversitelerinden bilim adamlarının 12-16 yaş grubu gençler üzerinde ortaklaşa gerçekleştirdikleri araştırma sonucuna göre sigara, gençlerde stresi kesmediği gibi artmasına da neden oluyor.
 
Addictive Behaviours isimli tıp dergisinin son sayısında yayınlanan araştırma ile ilgili bilgi veren ekip başkanı Michael Chaiton, çalışmanın ortaokul 2. sınıf ile lise 2.sınıf arasındaki yaş ve her gelir grubundan 662 genç ile yapıldığını söyledi.
 
Çalışmada, “sigara içersen sakinleşirsin” teorisini esas aldıklarını kaydeden Chaiton, “Sigaranın, zihnindeki sorunlarla boğuşan gençlerin ruh halinde sakinleşmenin aksine, onları daha da stresli hale getirdiğini saptadık. Buna nikotin kaynaklı bağımlılığın, vücudun kontrol mekanizması üzerindeki olumsuz etkisi neden oluyor. Artık eminiz ki uzun süre
nikotine maruz kalanlar, daha fazla depresyon ve stres yaşıyorlar” dedi.
 
Michael Chaiton bu araştırmanın, 1993 yılında başlatılan ve halen devam eden “Gençlerde Nikotin Bağımlılığı” adlı uzun vadeli bilimsel araştırmanın bir parçası olduğunu sözlerine ekledi.

Ceviz Tam Bir Şifa Küpü

Ekleyen: MaJoR Eklenme Tarihi: Ağustos - 29 - 2010 Yorum Yap

Profesör Doktor Karadeniz, yaptığı açıklamada, taze cevizde %5 ve %6 oranında C vitamini bulunduğunu belirterek, aynı zamanda bol miktarda B1, B2, A ve E vitaminleri bulunduğunu belirtti. Cevizin mide, bağırsak, böbrek ve deri rahatsızlıkları gibi birçok hastalığa iyi geldiğini ekleyen Karadeniz, “Cevizin sadece meyvesi değil, kabukları ve yaprakları da birçok rahatsızlık için kullanılmaktadır” dedi.

Cevizin kanda zararlı kolesterolün birikmesini engellediğini, yüksek kolesterolü düşürdüğünü ifade eden Karadeniz, “Ceviz, damar tıkanıklığı ve şeker hastalığının tedavisinde kullanılmaktadır. Mide gazını giderir. Grip ve nezleye iyi gelir. Öksürüğü keser. Sindirim sistemi bozukluğunu giderir. Ceviz, vücudu soğuktan korumak için de yenir. Yorgunluğu ve bitkinliği giderir. Zehirlenmelere ve zehre karşı etkilidir. Zindeleşmeyi sağlar” diye konuştu.

Prof. Dr. Karadeniz, cevizin yapraklarından elde edilen juglon maddesinin eczacılıkta kan temizleyici ve kuvvet verici olarak kullanıldığını kaydederek, şöyle devam etti:

“Şeker hastaları ceviz yaprağını kaynatıp içmelidir. Ceviz yaprağı ve kabukları kaynatılıp balla karıştırılarak içildiğinde kansızlığa iyi gelmekte, bu çay kanı temizlemekte, kalbi güçlendirmekte, ishali ve dizanteriyi kesmekte, sinir sistemini güçlendirmektedir. Ceviz meyvesi çocukların gelişmesini hızlandırmaktadır. Ceviz beyin için gerekli olan gümüş iyonlarını ihtiva ettiğinden, bebekten yaşlıya kadar herkes için ideal bir meyvedir”

1 Bardak Kolanın 1 Saatte Yaptıkları

Ekleyen: MaJoR Eklenme Tarihi: Ağustos - 29 - 2010 Yorum Yap

İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay, bir bardak kolanın1 saat içinde vücuda verdiği zararı sekiz başlık altında şu şekilde özetliyor:

1. İlk 10 dakikada:
Kanınıza hemen 10 çay kaşığı kadar şeker girer. Bu normal günlük dozun 100 katı kadardır. Bulantınızın olmamasının nedeni içinde bulunan ‘fosforik asiddir’.

2. İlk 20 dakikada:
Kan şekeriniz aşırı şekilde yükselir. Bunun sonucu pankreasınızda aşırı derecede insülin salgılanır ve kan şekerinin fazlası karaciğerde yağ olarak depolanmaya başlar.

3. 40 dakika içinde:
Kafeinin tamamı dolaşıma girmiş olur. Kan basıncı yükselir, karaciğerden daha fazla şeker yapılarak kana geçer ve kan şekeri tekrar yükselir.

4. 45 dakika içinde: Beyinde dopamin yapımı artar, mutluluk hissi başlar (eroinin etkisine benzer bir etki meydana gelir.)

5. 60 dakika içinde:
Ani açlık hissi oluşur.

6. Tekrar kolaya ve tatlılara saldırırsınız.

7. Bu kısır döngü devam ettiği süre karaciğer ve göbek yağlanması artar, vücudun tüm hücrelerinde leptin ve insülin direnci gelişir.

8. Şişmanlık hastalığını başlatmıştır ve bütün dejeneratif hastalıkların nedenidir.

Risk Alan Beyin Diğerlerinden Farklı

Ekleyen: Sonbahar Eklenme Tarihi: Ağustos - 27 - 2010 Yorum Yap

Bilim adamları gerilim peşinde olan ve düşünmeden hareket edip, tehlikeye atılan kişilerin beyin yapısının farklı olduğuna dair fiziksel kanıtlar buldu.

Amerika’da Vanderbilt Üniversitesi tarafında yapılan araştırmada, en çok risk alan kişilerde, bir çeşit beyin ödülü olarak, özellikle neşe, keyif duygusu yaşatan dopamin hormonunun farklı bir şekilde salgılandığı ortaya çıktı. Normalde dopamin hücrelerinde hormonun aşırı salgılanmasını engelleyen ve hormon üretimini azaltan otoreseptörler mevcut. Araştırma, risk ve tehlikeye atılan kişilerde bu otoreseptörlerinin daha az sayıda olduğunu gösterdi.

BBC’de yer alan bilgilere göre, bu bulgular ışığında, bazı insanların uyuşturucu ve benzeri bağımlılıklara karşı daha meyilli olma sebeplerinin anlaşılabileceği düşünülüyor. Tıpkı hayvanlarda yapılan deneylerde olduğu gibi, sağlıklı insanlar üzerinde yapılan incelemeler ve taramalar da bazılarının garip ortamlarda farklı tepkiler verdiğini gösterdi. Örneğin, düşünmeden para harcamak ve fevrilik gibi düşüncesizce davranışların ve tehlikeye atılmanın otoreseptörlerin düşük seviyesiyle ilgili olduğunu açıklandı.

Kalp (Aort) Damarı Genişlemesi

Ekleyen: Sonbahar Eklenme Tarihi: Ağustos - 26 - 2010 Yorum Yap

Aortun Genişlemesi-Aort anevrizması
Anevrizma kan damarlarının kese yapacak şekilde genişlemesi demektir. Kalpten çıkan ve aort adı verilen atardamarın herhangi bir bölümünde en çok damar sertleşmesi yani arterioskleroz ve frengi sebebi ile görülür. Elastik liflerde bozukluk sonucu damar duvarının direnci zayıflar ve giderek genişler. Uzun zaman belirtisi görülmez, çoğu kez, röntgen filminde teşhis edilir. Ses kısıklığı, yutma güçlüğü, nefes darlığı, sırt, bel ağrıları ve kalbin üzerindeki bölgede ağrılar meydana gelir. Aort anevrizmasının en korkulan komplikasyonu damarın birden yırtılmasıdır. Bu gibi Yırtılması halinde ağır durumlarda bazen operasyona çabuk mutlaka operasyon gerekir, karar verilerek hasta kurtarılabilir.


‘Tek çocuk sendromu’ efsane çıktı!

Ekleyen: Lilith Eklenme Tarihi: Ağustos - 26 - 2010 Yorum Yap

İster tek çocuk olsun, ister dört kardeş; sonuç hiç değişmiyor!

 

Yeni yapılan çalışma, tek çocuklu ailelerin içine su serpti. Kadınların daha geç çocuk sahibi olması ve ekonomik zorluklarla azalan imkanlar yüzünden tek çocuklu ailelerin sayısı giderek artıyor.

Ohio Üniversitesinden sosyolog Dona Bobbit-Zehar, ailelerin gittikçe küçüldüğünü ama bu çalışma sayesinde artık ebeveynlerin, çocukların sosyal gelişimi hakkında endişelenmesine gerek kalmadığını söyledi.

Yalnız, şımartılmış ve buyurgan tek çocuk tiplemesi 1896′da Granville Stanley Hall adlı Amerikalı psikologun yaptığı araştırmaya dayanıyor.

Çalışmasında büyük yanlışlar bulunmasına ve o günden beri aile hayatının yapısında büyük değişimler olmasına rağmen (mesela yalıtılmış bir çiftlik ortamının yerini 3 aylık bebeklerin bile gidebildiği oyun grupları olan bir ortam aldı) bu tipleme insanların aklında yer etti.

ÇOK KARDEŞ OKUL BAŞARISINI DÜŞÜRÜYOR
Demografik değişimin son nesilden çocukları nasıl etkilediğini anlamak için araştırmacılar eğitim ve test sonuçlarını ölçüt aldı. Bu ölçütlere göre kardeşi olanların herhangi üstünlüğü görülmedi.
Hatta daha çok kardeşi olan çocukların okul başarısı daha düşük olmaya yatkın. Tek çocuklar ise bir şey başarma motivasyonu bakımından daha avantajlı.

Daha önceki bir çalışmada anaokulu çağındaki çocuklar incelenmiş ve tek çocukların daha düşük sosyal becerileri olduğu görülmüştü. Çocuklar büyüdükçe bu durumun nasıl değiştiğini bulmak için araştırmacılar ergenler üzerinde uzun süreli bir çalışmayla veriler topladı.

EDİNDİKLERİ ARKADAŞ SAYILARI AYNI
7. ve 12. sınıflar arasında 13 bin 500 çocuk üzerinde yapılan çalışmada, çocuklardan beş kız ve beş erkek arkadaşlarının ismini yazması istendi. Tek çocuklar diğerleriyle aynı sayıda arkadaş yazdı.

Araştırmacılardan Newman, pek çok ülkede yapılan bir çok çalışma olduğunu ve hiç birinin tek çocuk sendromunu destekleyen bulgu ortaya koymadığını belirtti.

KIZ KARDEŞİ OLANLAR DAHA ŞANSLI
Brigham Young Üniversitesi’nden Laura-Padilla Walker, kardeş sahibi olmanın olumlu etkilerinin de bulunduğu belirtti.

Yaptığı araştırmada sevgi dolu kardeşlik ilişkileri olan 10 ile 14 yaş arasındaki çocukların daha az yalnız ve bunalımlı hissettiğini ve daha cömert olduğunu buldu. Özellikle kardeşleri kızsa.

Parmaklarını oynatmayı başardı

Geçtiğimiz hafta 18 saat süren bir ameliyatla her iki eline de el nakli yapılan hasta, parmaklarını oynatabiliyor. ABD’de Oklahoma’da yaşayan [...]

Rekor Ona Geçti

Kolombiya’nın başkenti Bogota’nın varoşlarında yaşayan Edward Nino Hernandez (24), Çinli He Pingping’in ölümünün ardından Guinness tarafından dünyanın en kısa insanı [...]

Esin’i Öldüren Estetik

17 yaşındaki Esin Sağlam, burun ameliyatı olmak için bıçak altına yattı. Ameliyat sonrası durumu ağırlaşan genç kız, 6 gün sonra [...]

Bebeğin Babası Enişte !

Baldızının doğurduğu bebeği “sokakta bulduk” diye polise getiren marangoz, DNA testiyle baba olduğu kanıtlanınca suçu itiraf etmek zorunda kaldı. Baldızın [...]

  • FederaL
    :KaramboL Paylasim icin Tskler DAim Aramıza Hos geLdin… :)
  • Sonbahar
    :Tinercinin isyanını duysalar Orhan Pamuk’un Referandum rengini herkes unutur… Ne denir ki o...
  • Sonbahar
    :Yakında bu kurabiyeler oruç bozmaz da derler:)))
  • eksy
    :vay canına :)
  • admin
    :Sırtımızı diğer dünya ülkelerine verdiğimiz zaman dünyanın en ileri ülkesiyiz ;) Bence bu ülkede katıksız bir...

Etiket

Populer